Başkanımızın Mesajı

Değerli Sektör Paydaşlarımız,

Enerji sektörü ülkemizin en dinamik sektörlerinin başında gelmekte; Türk ekonomisinin her yıl artan enerji talebine paralel olarak özel sektör yatırımları için bir cazibe merkezi olma işlevini sürdürmektedir.

Bu noktada 3 önemli gerçek bulunmaktadır. Enerjide olan dışa bağımlılığımız sürdürülebilir kalkınma, rekabetçi ve güçlü bir ülke ekonomisinin inşa edilmesi hedefinin önünde büyük engel oluşturmaktadır.

Türkiye’nin 2017 yılı cari açığı 47,4 milyar dolar olarak gerçekleşti. 2013-2017 dönemini kapsayan 5 yılda bu rakam yaklaşık 220 milyar dolara ulaştı. Cari açığın en büyük kalemini ise enerji ithalatı oluşturdu. Buna göre petrol fiyatlarındaki dalgalanma ve döviz kurundaki artışla yükseliş gösteren Türkiye’nin enerji ithalatı son 5 yılda 213 milyar doları buldu.

TEPAV tarafından yayınlanan Enerji Politikaları ve Yatırımlar Üzerine Etkisi Raporu’nda belirtildiği üzere; sanayi üretiminde yaşanan katma değer sorunu, enerji dışı hesaplarda bu açığı kapatacak kadar cari fazla yaratılmasına engel olmaktadır. Hem sürdürülebilir enerji politikaları, hem cari açık ile mücadele hem de Türkiye’nin içinde bulunduğu orta gelir tuzağından kurtulabilmesi için yenilenebilir enerjinin önemli fırsatlar sunduğuna işaret edilmektedir.

Son 15 yılda yapılan yoğun yatırımlar sonucunda, Türkiye’nin enerjide kurulu gücü 2005 yılında 25.174 MW seviyesinden, 2020 yılı itibarıyla Türkiye Elektrik Enerjisi Kurulu Gücü 93 bin MW’a ulaştı. Keza 2011 yılında 1.511 MW seviyesinde olan Türkiye’nin yenilenebilir enerji kurulu gücü; bugün 17 bin MW’lık rüzgâr, güneş, biyokütle ve jeotermal enerji kapasitesine sahip.

Ülkemizin kıt olan ve katma değeri düşük mallar ihraç ederek kazandığı dövizinin, hatırı sayılır bir bölümünü enerji ithalatına harcıyoruz. Enerji ithalatı faturamız 2019 yılında bir önceki yıla göre yüzde 4,2 azalarak 41,1 milyar dolara düşmüştür. Ancak toplam ithalatımız içinde enerji ithalatının hâlâ en büyük paya sahip olduğunu biliyoruz.

T.C. Ekonomi Bakanlığı’mız tarafından enerji santrali yatırımları için verilen yatırım teşvikleri incelendiğinde, söz konusu santraller için ithal edilen makine/ teçhizatın oranının ortalama %71,04 olduğu görülmektedir. Bu enerjide teknoloji yönüyle de dışa bağımlı olduğumuzun önemli bir göstergesidir.

Ülkemiz gerek yenilenebilir enerji kaynaklarına yapılan yatırım gerekse devreye alınan kurulu güç başlıklarında dünyanın dikkatle izlediği başarıya imza atmıştır. 2006 yılında sadece 51 Megavat (MW) olan rüzgâr enerjisi kurulu gücümüz 2020 yılı Kasım ayı itibarıyla tam 160 kat artarak 8 bin 300 Megavat (MW) seviyesinde yükselmiştir. 2030 yılında bu rakamın en az 25 bin MW mertebesine ulaşacağını öngörüyoruz.

Bu durum önümüzdeki on yılda rüzgar enerjisinde en az üç kat büyüme yaşayacağımızı göstermektedir.

ENSİA bu verilerden hareketle; sürdürülebilir kalkınmanın öncelikli sektörleri arasında başı çeken yenilenebilir enerjide Türk sanayisinin gelişmesi, sanayici bakış açısı ile kümelenme çalışmalarının yürütülmesi, proje bazlı yönetim anlayışı ve “Enerji Sanayisi’nde Üretim” misyonu ile 27 Temmuz 2016 tarihinde kurulmuştur.

“Uluslararası ölçekte öncü enerji kümesi olmak” vizyonuyla 18 kurucu üye ile birlikte yola çıkan ENSİA; bölgemizde yapılan ve planlanan enerji yatırımlarında ihtiyaç duyulan yerli enerji ekipmanları, cihazlar, komponent ve hammaddelerinin üretiminde “Türkiye’nin enerji cihazları üretim ve dağıtım üssü olması” misyonuna katkı koymayı hedeflemektedir.
ENSİA; Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Enerji ve Enerji Verimliliği Çalışma Grubu ve İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA) ile başlatılan “Yenilenebilir Enerji Kümelenme Çalışmaları”nı da yürütmeyi amaçlamaktadır.

Yenilenebilir enerjiye artan ilginin beraberinde getirdiği sorunlara kurumsal yapısı ile katkı koymak amacıyla kurulan ENSİA’nın Yönetim Kurulu’nda, yenilenebilir enerjinin her bir alt sektörün temsil edilmesine imkân yaratılmış ve yenilenebilir enerji sektörüne bütünsel bir bakış açısı kazandırılmıştır.

Bizler ENSİA Yönetimi olarak; yan sanayici ve tedarikçi üyelerimizin bu kurumsal çatı altında toplanmaları, tanışmaları, firma bazında yaptıkları işlerde karşılıklı sinerji yaratarak işbirliklerini arttırmaları ve ortak projeler üretmeleri için çalışacağız.
Yönetimimiz, enerji sektöründe yaşanan sıkıntılara çözüm bulmak amacıyla “YENİLENEBİLİR ENERJİ YAN SANAYİ GÜNLERİ”nin her yıl düzenlenmesi, sektörün Ar-Ge altyapısını oluşturmak için “ENERJİ AR-GE MERKEZİ” kurulması, ihtiyaç duyulan nitelikli ara elemanın yetiştirilmesi amacıyla “ENERJİ TEKNİK OKULU” ile “ENERJİ AKADEMİSİ”nin hayata geçirilmesini bir misyon olarak benimsemiş ve planlama çalışmalarını başlatmıştır.

Yenilenebilir enerji projelerinde kullanılan tüm ekipman, malzeme ve komponentlerin (alt segmentleri ile birlikte) üretiminin desteklenmesi için teşvik mekanizmalarının sunulması amacıyla ilgili bakanlıklar ve tüm paydaşlarla işbirliği anlayışı içinde çalışmaktayız.
İzmir merkezli olan derneğimiz; rüzgar enerjisi ve güneş enerjisi başta olmak yenilenebilir kaynaklarında bölgemizin daha çok söz sahibi olmasını, yapılan ve planlanan yatırımlarda Türk sanayicilerinin katkılarının artırılmasını “stratejik vizyon hedefi” olarak belirlemiştir.

Bölgemizde enerji sektöründe yapılacak yerli ve yabancı tüm yatırımlar için referans noktası olmayı amaçlayan ENSİA, paydaşlık ruhu ve ortak değer yaratma anlayışı içinde üyelerinin sorunlarını ve beklentilerini kamu otoriteleri başta olmak üzere ilgili tüm kişi ve kuruluşlara aktaracak, takipçisi olacaktır.

İzmir yenilenebilir enerji disiplininde şu anda ülkemizde pek çok kente göre birkaç adım öndedir. Türkiye’deki her beş rüzgâr enerjisi santralinden biri İzmir sınırları içinde faaliyet göstermektedir. 2020 yılı sonu itibarıyla 1,650 MW kurulu güç ile Türkiye’nin en yüksek kurulu güce sahip kentinde yaşıyoruz. Bugüne kadar oluşturduğumuz altyapıyla, vizyonla, yenilenebilir enerji ihtisas OSB’yle, kurduğumuz kümeyle, sunulan hibelerle, kooperatif çalışmalarımızla mukayeseli bir üstünlüğümüz var. Bu üstünlüğümüzü İzmir’deki tüm ilgili paydaşlarla birlikte sahiplenip, vakit kaybetmeden yenilenebilir enerjiyi İzmir için bir kaldıraç olarak kullanmalıyız.

İzmir başta olmak üzere, ülkemizin yenilenebilir enerji alanında uzmanlık merkezi haline getirmeliyiz. Bu durum ülkemiz için de bir avantaj olacaktır. İzmir’in dünyadaki tüm şehirlerle rekabet eden bir yenilenebilir enerji merkezi haline getirebilirsek, ülkemizdeki tüm diğer şehirleri de bu alanda daha ileriye taşımamız mümkün olacaktır.

ENSİA, üretim ve sanayi odaklı politikaları üretmek ve onları hayata geçirmek için doğru vizyona ve yeterli cesarete sahiptir. Yenilenebilir enerji sektöründe faaliyet gösteren tüm kişi ve kuruluşlarımızı derneğimize güç vermeye, ortak projelerin birer paydaşı olarak ülkemizin gelecek inşasına katkı koymaya, çocuklarımıza daha yaşanabilir Türkiye bırakmak için var gücümüzle çalışmaya davet ediyoruz…


Saygılarımızla,

Hüseyin Vatansever
Makine Yüksek Mühendisi
ENSİA Yönetim Kurulu Başkanı